T�rkiye

Sistemli düşünce; akıl, mantık, şuur bütünlüğü içinde olarak bilinçli düşünmektir. Sistemli düşünmekte bir amaç gaye ve hedefin olması önemlidir. Kişinin inandığı ve inandıklarını hedef ve amaç olarak belirleyip odaklanması sistemli düşünmektir. Sistemli düşünmenin bir alt yapısı ve birikimi olması gerekir. Düşüncenin insan üzerindeki temel etkisini göz önüne alıp, bir amaç ve gaye için düşüncenin pozitif olarak yönlendirilmesi çok önemlidir. Bir yönde odaklanmış olan düşünce enerjisinin yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Onun için düşüncenin disipline edilmesi ve zararlı sonuçları başlatacak düşünce formlarının yansıyarak vücut bulmasına müsaade edilmemelidir. Gelişimimiz için düşüncelerimizi pozitif yönde bilinçli olarak sürekli yönlendirmek hem bireysel, hem de toplumsal sorumluluk açısından evrensel bir görevdir.

Bu kısım www.ruzad.org sitesinden  alınmıştır.  Derleyen: Altan GÜROL

Sistemli düşünebilmek için, ele alınan konu hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Bilginin olmadığı konuda fikir yürütmek yanlıştır. İnsanı bir sonuca götürmez. Yüzeysel bir sonuç herzaman insana hata yaptırmış olabilir. Hatta ”nasıl olur da böyle düşünebilirsin” dedirtebilir insana. İnsan, düşünebilen bilgi edinebilien, okuyarak öğrenebilen sosyal bir varlıktır.

Her konunun kendi içinde bir sistematiği vardır.Ben Kemaliye ve Turizm konusunu işlemek istiyorum.Nedeni malum.Bizim güzel Kemaliye’mizde insanlarımızın geleceğini, geçimini sağlayacak kadar arazilerimiz yok. Yetiştirdiğimiz ürünler de dolayısı ile yıllık ihtiyaçları karşılamaktan uzak. Bir kişinin bağ ve bahçesinde mevsimlik meyve, yemiş ve sebze  üretiminden  elde edebildiği katma değer günlük 0n lirayı geçmeyecek düzeyde.günümüzde üretim artık bilinçli yapılmak zorunda ve yatırım yapılması gerekmektedir. Üretilen ürünler de artık Hormonlu ve organik ürünler olarak  ayrılmaktadır. Organik ürün yetiştirebilmek şansımız vardır.Dut, Dut pekmezi, Pestil, oricik, ceviz ve ceviziçi, hurma, bal v.s. eğer yatırım yapılıp da organik ürün elde edilebilirse işte o zaman ekonomik değer ifade edebilecektir. Organik ürün satan marketlerde bir marka değeri olarak yerinizi alabilirsiniz.

Bunun için ürün doğal olmalıdır.Teknik analizleri yapılarak organik ürün olduğunun satıcıya ve  tüketiciye isbatı gereklidir. Dut pekmezi lalettayin üretimle, kilosu on lira gibi bir satış değeri taşıyorsa oraganik ürün olarak 30 lira gibi bir bir fiyatı olacaktır.Bal için ceviz içi içinde aynı üretim tekniği sözkonusudur. Orgnik Bal’ ın kilosu neden 100 lira olmasın? Üstelik en kaliteli çiçeklerden üretilen Sarıçiçek yaylasının balı, bence çok değerlidir.İşte burada sistemli düşünüp, kaliteli ürün elde etmenin önemi gözrdı edilemez. Bunun için de kooperatifleşip, Üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının el ele vererek İç piyasa ve sonrasında da Dünya piyasasına çıkabilmek uzuak bir ihtimal değildir. Önemli olan alışıla gelmiş usuller yerine teknolojiye ve günümüze ayak uydurabilmektir. Tüketicinin tercihlerini iyi analiz ederek, üretmek ve ambalajlamak ve piyasaya sunmaktır.

Hayvancılık Kemaliye’nin yüksek yaylalarında neden yapılamasın? Bahar ve yaz mevsimi bizim yaylalarımızda, dağlarımızda çok çeşitli otların verimliliğinde kış mevsimine kadar küçük ve büyükbaş hayvanları semirtebilecek düzeydedir.Et hayvancılığı neden olmasın? Bu konuda nedense Kemaliye’li hep çekimser kalmıştır. Tabi hayvancılık yorucu zahmetli ve zor bir iştir. Günümüzde hayvancılık da belirli teknikler gerektirmektedir. Ayda bir kere en azından hayvanların Veteriner kontrolleri yapılmalı ve doğal beslenmelerinin sağlanması gerekmektedir.

Sanayii açısından Kemaliye, geçmiş zamanlardaki deneyimlerden görüldüğü gibi Piyasaya uzak ve maliyetli bir üretim yapabildiğinden rekabet koşullarına uyamadığından hep kaybetmiştir. Demekki sanayii için önce zenginleşmek ve sermayedar olabilmek gerekmektedir. Şimdilik uzak bir ihtimal olarak görünmektedir.

Turizm;  Güzel Kemaliye’nin kurtuluş simididir.İyi analiz edip iyi düşünmek gerekir. Turim de kendi içinde çeşitlemelere sahiptir. Gezi, Tarihi yerleri görmek, doğa ile iç içe olmak, dinlenmek, temiz hava almak olacağı gibi, Dağcılık turizmi,Su sporları turizmi, yamaç paraşütü turizmi, Fotoğraf çekebilmek, gibi daha birçok amaçla çeşitlendirebiliriz. Her turizm dalının kendi doğası vardır. Bunu da kabul etmeliyiz. Mesela Dağcılık turizmi ni düşündüğümüzde dağcı gelip otelde kalmaz. Tek kişilik çadırında kalır. Yemeğini lokantada yemez. aldığı malzemelerledağın eteğinde yemek ister. Yani konu hakkında bilgimiz olduğunda ” gelip 2-3 gün kalıp gidiyorlar,ne faydası var bize ” diyemeyiz. Önemli olan bizim kemaliye’mizde bu sporların yapılıyor olabilmesidir. İnsanların gelebilmesidir. En azından aldıkları yiyecek, içecek veya kullanabilecekleri malzemalari İlçemizden temin etmiş olmaları bile bir atrıdır. katma değerdir. 33.Doğa Sporları Şenlikleri yapılacaktır. Bunun Kemaliye’ye katkılarını kimse yok sayamaz. yerel Yönetim, Kemav ve destek veren diğer kuruluşlarla Kemaliye kısa bir süre de olsa şenlenecek ve bir hareketlilik kazanmış olacaktır.kemaliye’ den mutlu ayrılan her kişi, belki seneye tatilini orada geçirmek isteyecektir. Getirisi önemlidir. O anki görüntüden ziyade markalaşmaya adım adım yaklaşılıyor olacaktır.

Her Kemaliye’li desteklemeli ve bizzat içinde olmalıdır bu olayların. At gözlüğü ve dar düşünce kalıplarıyla bakmaya, azımsamaya, küçümsemeye hiçbirimizin hakkı yoktur. Çünkü her etkinlik çok büyük emeklerle biraraya gelmektedir.Kemaliye’de yaşayan ve mürekkep yalamış her insanımızdan bütün bunları düşünerek turizm kenti olmamızda katkıları, görüşleri ve düşünceleriyle insanlarımızı hazırlamalarını bekliyorum.

Kemaliye  Doğal Turizm Kenti yazımda belirttiğim hususlar,Sayın Ulvi ÖZGENEL’ in Turizm nedir, yazısında olduğu gibi, okumalı ve Turim konusunda bilinçlenmeliyiz. Buna göre tavır ve davranışlarımızı belirlemeliyiz. Kişisel kaygılarımız hiçbir zaman toplumsal getirinin önüne geçmemelidir. Kemaliye’nin  menfati tüm menfaatlerin önündedir. Doğamızın güzelliği, Kemaliye’miz için büyük bir şanstır. Bu şansımızı sonuna kadar kullanabilmeliyiz.

18.06.2011
M.Nihat ÖZGENEL
Bahçe Mahallesi’nden
Emekli Müdür /İSTANBUL

1 Yorum var.

  • Nihat ÖZGENEL dedi ki:

    ”Sistemli Düşünmek, Kemaliye ve Turizm” başlıklı yazının parağraflarına katkıda bulunmak istiyorum.

    Bilgi sahibi olmayan, fikir sahibi olamaz.
    Uğur Mumcu

    Eğin’li, nüfusun en yoğun olduğu dönemlerde bile hayvancılığı ticari anlamda hiç yapmamıştır. Dolayısıyla Eğin’linin besicilik alt yapısı yoktur. Ayrıca, Eğin yeterli araziye ve ulaşıma sahip olmadığından hayvancılık şimdilik pek olanaklı görünmüyor.

    Eğin’de sanayinin olamayacağı fikrine sonuna kadar katılıyorum. Tartışma konusu bile yapılamaz.

    Turizmin, Eğin için tartışılması gereken ciddi bir konu olduğunu düşünüyorum. Dilersen konuyla ilgili canlı bir platform oluşturup, uzmanlarıyla birlikte tartışalım. Eğin’de turizmin önünü ciddi bir biçimde açmış oluruz. Bir örnek vermek istiyorum: dağ turizmi yalnızca çadır turizmi olarak algılanmamalı. Dağ turizmi de artık otelleşti. Himalayalar’da Nepal yatırımcıları servet edindiler. Alp’lerde yıllardır yapılıyor. Rize Ayder bu konuda dünya sıralamalarında(Ayder planlanamadığı için çarpıklaştı). Gelen dağcılar ilgiyi çekerek bölgeyi markalaştırırlar.
    v.s. v.s.

    Selamlar…

    Ulvi Özgenel
    19.VI.11
    (NOT: e-postama gelen bir yorumu ve eklemeyi burada yayınlamayı uygun gördüm. Teşekkür ederiğm Ulvi Bey’ e. İşte sistemli mantıklı ve gerçekçi düşünebilmenin bir örneği.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.