T�rkiye

Kemaliye (Eğin) – Şiir

10 Mayıs 2011

Eğin dedikleri küçük bir şehir
Ana ben cahilem çekemem gahir
Yediğim içtiğim ağu ile zehir
İn gel ağam in gel Eğin’limisin?
Sılaya gelmeye Yeminlimisin?

Diyerek başlıyor bir Türkümüzde….

Anadolu’ nun güzel şehri …
Erzincan’ın incisidir Eğin….

Şırzı başından bir vadiye dogru inersiniz,
Döne döne Karanlık kanyona varırsınız..

Şırzı köprüsüdür heybetiyle sizi karşılayan
Durgun ve suskun akar Fırat Köprünün altından.

Keskin kayaların arasında inci gibi
Gizlenmiştir yeşil Eğin

Eğin’e ulaşmanın heyecanı kaplar birden içinizi
Hemen çocukluğunuz aklınıza gelir birden

Koyunları,kuzuları ve oğlaklarıyla baharı aklınıza gelir
Rengarenk çiçeklerini hatırlarsınız birden

Akşam ezanlarının okunuşuyla,gelen çobanların
Çıngırak sesleri yankılanır birden kulaklarınızda

2
Süt sağmak için teleşlanan ev halkının telaşlarını,
Çocukluğunuzun en güzel heyecanları olarak anımsarsınız.

‘’Ne günler di o günler’’ diyişinizi duyar gibiyim!
Bir damla göz yaşınızın yüreğinize aktığını hissedersiniz.

Dut belinden dolanı dolanı inerken heyecan kaplar sizi
Uza başına geldiğinizde, KEMALİYE gözlerinizin önündedir.

Gözleriniz arar evinizin bulunduğu Mahalleyi,
Kuzuları otlattığınız dağ eteklerini,heybetli görünür gözünüze.

Yüreğiniz kabarır,nefes alamazsınız bir an
Ata ocagım,ana kucağım Eğin’im, diyesiniz gelir içinizden.

Kırkgöz’ün soğuk suları bile yüreğinizi sakinleştiremez
Bir sevinç ateşi basar yüreğinizi,kalbiniz heyecandan küt küt atar.

En güzel çocukluk yıllarınızın akıp gittiğini
Hissedersiniz yüreğinizden.Gurbet ve siz tek başınasınızdır..

Eğin’li delikanlı kendini tanırken,çocuk denecek yaşta,
Baba ocagı, ana kucagıyla arasına gurbetlik düşmüştür..

Kaderidir çaresi yok,Delikanlı ya kasap olacak,yada okuyacak.
Başaracak da baba ocagına ak yüzle dönecek,gurur duyulacak..

Bilmem kimin kızı istenirken delikanlıya
Göğsü gerilmeli ana babanın,mahallenin büyüklerinin…

Gururla istenilmeli, bilmem kimin kızı delikanlıya
Geri dönülmemeli gidilen kapıdan,işte türküler yakılır ardından..

Bizim göbeğimiz Eğin’ e bağlıdır,kalbimiz Eğin diye atar
Topalımız Bağdat ‘ a da varsa,bir parçası Eğin’dedir yüreğimizin.

3
Sevdalarımızı yaşayamadık KEMALİYE – Eğin’imizde,
Mektuplarla gelirdi sıla haberleri,kimin kızı kime varmış diye..

Hele gönülde bir sevda uykusunda ise,gün yüzüne çıkmamışsa,
Her mektup,yürek hoplatır gurbette,acaba diye…

Fırat bir gelin edasıyla süzülür Eğin’imin altından
Suskun ve öksüz kalmış sevdalı bir yürek gibi

Kadıgölü Eğin’imin bağrından fışkırır köpük köpük..
Sevdalı bir yürek gibi,Eğin’imin yeşilinde hayat bulur..

Selviler uzanır gökyüzüne merdiven gibi
Dut ağaçlarının dibinde gelinler,kızlar çile doldurur tek tek,

Her tane dut da hasretlik günlerinin sayısı vardır
Kimbilir kaç gelinin gözyaşlarına şahit olmuştur yaşlı dut ağaçları

Halı tezğahının başında gurbet ; Türküdür , manilerdir bizde
Her ilmek,her körkit vuruş,kadere,ayrılığa isyandır beklide..

Sessiz yaşanan sevdaların dilinde maniler vardır
Eğin’den gurbettekilere , Gurbetten Eğin’ e cavaplar vardır

Sabahın seher vaktinde çaşıra giden ağa tutturur
Apçağa ağzını,cevabı gelir karşı geçeden yanık bir sesle..

Kına türküleri,elagözlüler,hoyratlar
Bir başka söylenir bizim memelekette,yanık , yanıktır..

Bir günlük gelinler kocasız kalırlar bizde
Bebek doğarda görmez baba yüzünü, uzunca bir süre

Beşik başında ninnilerde gözyaşları vardır, ağıtlar vardır
Kadere isyan vardır,sevdaya doymamışlıklar vardır

4

İŞTE BUNDANDIR BİZDE DÜĞÜNLERİN, TOYLARIN
HALAYLARIN COŞKUSU.. FOLKLORDUR HER GÜNÜMÜZ..

Damadın traşında,damadın hamamında halaylar gururdur bizde
Gelinin kınasında kına türküleri; yanık, yanıktır

Bizler gurbette hem memleketimize,hemde adetlerimize hasretiz
Ondandır bir gırnata sesi, davul sesi, yakar dağlar yüreğimizi

KEFTUD ‘a aşkımız da bundandır, sevgimiz de bundandır
Serinletir bu aşkla yanan yüreklerimizi,halaylarla söner ateşimiz

45 yıldır hizmetimizdedir KEFTUD,ata ocagı gibidir bize
Bir halay tutunca , tüm dertlerimizi unutturur bize

Nerede Davul gırnata sesi duysam ağlayasım gelir
Yeşil EĞİN’ime hasretime isyan edesim, haykırasım gelir..

Atamız ne güzel demiş ‘’Sizler kemale ermiş insanlarsınız
Bundan böyle benim adımla anılsın, adı KEMALİYE olsun’’

Bu vesileyle gururla taşıdığımız bu ismin sahibi Yüce ATAMIZI
Ve silah arkadaşlarını saygı, minnet ve şükranla anıyoruz..

YAZAN :
Mustafa Nihat ÖZGENEL
Keftud Genel Sekreteri
10.04.2011 – İstanbul

1 Yorum var.

  • Nihat ÖZGENEL dedi ki:

    Bu şiir 15 Nisan 2011 tarihinde KEFTUD un Bhaçelievler Belediyesi Yeni Sahnesinde yapılan gecenin açılş konuşması başlangıcı olarak tarafımdan yazılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.