T�rkiye

 

 

Sevgili Eğin’liler,

bir sonbahar günü Eğin. Loş ışıkların aydınlattığı anılar. Değişmediği kadar değişmiş geçmiş. Gece ağır örtüsünü örtmüş Eğin Çarşısının üzerine. Böyle de güzel. Esintisi güzel, kokusu güzel. İnsanlar geçiyor tek tek. Bir kaç öğrenci birlikte geçip gidiyorlar. Bir münibüs geliyor Cumhuriyet caddesi boyuncu, homurtusuyla gecenin karanlığını yırtarak.

Biri geçiyor yanımdan. ‘’Hoş geldin agbek !  Nasıl, İyi misin’’. Tanıyamıyorum. İçimi bir sevinç kaplıyor. Sımsıcak dost bir ses. ‘’Hoş gördük. Şükür’’. Geldiği gibi yürüdü, gitti. Belki, o da beni tanımıyor. Konukseverliğini gösterdi. Seviyorum ben bu insanları.

Birden kitli taşlar takılıyor aklıma. Keşke yapmasaydınız. Olsun. Düzeltilir elbet.

Gurbette değiliz,lakin gurbetteyiz gibi. Henüz evimizi açmadık. Ne de olsa hava serin. Bir bardak çay iyi giderdi. Şehir Kulübünün bahçesine yöneldik. Eskiye göre mükemmel. Kocaman ağaçlar, alttan yukarıya doğru aydınlatılmış. Giriş köşeleri loş, diğer taraflar şıkır şıkır. Tertemiz, bakımlı. Okey şampiyonası var herhalde. Her masada okey oynanıyor. Bayan olarak eşim yalnız değil. Karşı köşede genç bir bayan, o da okey oynuyor.

Aydınlık köşede boş bir masa bulduk, oturuyoruz. Bu masaya da okey takımı düzgünce dizilmiş. İtiyoruz, sabahtan beri okuyamadığımız gazetelerimizi açıyoruz. Pek ilgilenen yok. Ocak küçücük, tertemiz. Ocağa gidiyorum, çay istiyorum. Garson, ocakçı pek memnun değil, ilgisiz.

Çaylar geldi. Pırıl pırıl tertemiz bardaklarda, rengi harika. Kokusu cabası. Bir yudum alıyorum, tadı görüntüsünden daha harukalade. Garson yine gülmüyor.

-Gelişimiz sizi memnun etmedi gibi!

-Bu masaya okey müşterisi gelebilir.

-Boş masa yoktu oturduk. Müşteriniz gelirse hemen kalkarız.

Ses yok. Arkasını döndü, gitti. Olamaz, bu kadar güzel çayı bu insanlar yapamaz. Gazetelerimizi kapattık, acele ikişer bardak çay içtik. Tadımız kaçtı.

Doğrusu; ‘’estağfurullah, o ne kelime, dilediğiniz gibi oturun’’, denilmesini beklerdim. Gülen bir yüz isterdim. Pazarlamanın temel kuralı davranış olarak bilinir. Ürün mükemmelliği tek başına her şey değildir, ‘’*davranış mükemmelliği’’ tamamlayıcıdır. Ürün ve davranış mükemmelliği kalitenin değişmezidir.

Kalkıyoruz. Otelimiz en iyisi. Odamız Fırat’a karşı. Balkon kapısını açıyoruz. Zifir karanlık, hiç bir şey göremiyoruz. Huzur verici sûkünet. Yatağa uzanıyorum. Yorgunum. Sabahtan akşama sanki bir yıl geçti.

Yatak muttasıl çekiyor. Gözüm kapanıyor. Bana iyi geceler.

‘’Eğin’im Eğin’im yeşil Eğin’im

Yad ellerde olsam da yine seninim’’

Ulvi ÖZGENEL

Şivekârgil

17 Aralık 2011

*Müşteri odaklılık:Müşteri, ürün ve hizmet kalitesiyle ilgili son sözü söyleyecek kişidir; bu nedenle, mevcut ve potansiyel müşterilerin gereksinimlerine odaklanarak müşteri bağlılığı, müşteri tutma ve pazar payını artırma gibi konularda en yüksek düzeye ulaşılmaya çalışılmalıdır.

BİRİNCİ FOTOĞRAF

Belediye Binası. Kemaliye’ye yakışan bir tarzda düzenlenmiş.

İKİNCİ FOTOĞRAF

Çayı çok güzel, pırılpırıl çay bahçesi. Sol altta parlak ışıklı küçücük yer, çay ocağı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.