T�rkiye

 

 

 

 

 

 

Sevgili Eğin’liler,

Eğin farklıdır. Dokusu kendine özeldir. Görkemlidir. Mimari tarzının benzeri yoktur. Kısacası, Eğin Eğin’dir… Eğin Anadolu’da herhangi bir kasaba değildir.

Yolculuğumuz üç saati aştı. Oysa, önceden iki saat olarak verilmişti. Yorgunuz. O da ne! Sağımızda, üst üste dizilmiş görüntüsü veren ışık kütlesi görüyorum. Çözemiyorum. Ne olabilir ki? Yaklaştıkça belirginleşiyor. Soruyorum. Toki evleriymiş. Hani her kente yerleştirilen, kişiliksiz, dikine dikine yığıntılardan. Zevksiz, özensiz, sıradan. Eğin kent dokusuna uygun değil. Yabancı, eğreti duruyor. Sevmedim. Mustafa’nın hızıyla önlerinden geçiyoruz.

Korkuyorum, endişeliyim. Eğin, Arapgir’e benzemiş olabilir mi? Düşüncesi bile ürkütücü.

*Turizmde, **turistin yöreye gelmesi için bir neden, bir özellik olur. Ve bu özellik öne çıkarılır, çeşitli yollarla hedef kitleye duyurulur. Cazibe yaratılır. O bölge tüm unsur ve elemanlarıyla turizmin içinde yer alır. Mimarisi, arkeolojisi, tarihselliği, doğallığı, gelenekleri, etnografik değerleri, folkloru, dinlenme yerleri, kaplıcaları, doğa harikası görselliği, kış eğlenceleri, sportif etkinlikleri v.s.. Eğin çok bakir. Araştırlacak kadar zengin. Ortaya çıkarılmayı bekleyen özelliklerle dolu. Malzeme çok. Şimdilik mimari doku Eğin’in öne çıkan özelliği. İyi korunmalı. Sportif etkinliklere uygun zengin coğrafyası, şimdiden en önemli katma değerlerinden.

Karanlığın içinden sıyrılan baş yapıt ‘’şirket binasını’’ görünce rahatlıyorum. Umutsuzluğun yerini umut aldı şimdi. Eski kilise, eski halı şirketi, eski cezaevi, eski kooperatif, şimdilerin müzesi. Halı şirketi olduğu dönemleri annemden çok dinlemiştim. Çocukluğunda halı çırağıymış, sonra usta olmuş. Ermeni ustalarını anlatırdı.

Eski İstiklâl İlkokulu, Hükümet Binası. Geçiyoruz. Birden loş bir koridora giriyor münibüsümüz. Cumhuriyet caddesi. Solda Bozkurt otelinin önünde duruyoruz. Geçmiş olsun.  Üç saat onbeş dakika geçti Malatya’dan çıkalı. Münibüsten iniyoruz.

Çevreye hızla göz gezdiriyorum. Çok şükür. Korktuğum başıma gelmedi. Eğin olduğu gibi duruyor. Çevreme olumlu bakıyorum. İçimi bir sevinç kasırgası kapladı. Yol boyunca yaşadıklarımı unuttum. Cumhuriyet caddesinin girişi ile meydan çok güzel. Hafif aydınlatılmış.

Akıllı insanlar çıkmış, Eğin’in kaderini değiştirmiş gibi. Sağolsunlar. Yapılardan saclar  gitmiş, yerlerine ahşap kaplama gelmiş. Rahatlık veriyor. Güzel bir karşılama.

Evimiz uzun yıllar bakımsızdı. Son altı yıldır kapısı açılmadı. Bahçe Mahallesi’nde caminin tam karşısındaki ev bizim. Şivekârgil’denim. Bu gece otelde kalacağız. Bozkurt Oteli’nin sahibi Şevki Bozkurt yardımlarını esirgemiyor. Bu gece, Yeşil Eğin Oteli’nde konaklayacağız. İlçe Emniyetin yanında. Eskiden burada Cumhuriyet oteli mi vardı?

Ağırlıklarımızı Bozkurt resteurantta bırakıyoruz. Yeşil Eğin Oteli girişi Kemaliye’ye göre şaşırtıcı. Temiz görünüyor. Şevki Bey kardeşim hani asansör! Olmadı… Odamız birinci katta. Emniyetle içiçe. Yerimizi değiştiriyoruz. Şimdi odamız daha ferah. Otellerde yıldızlarımı öncelikle temizliğe veririm. Bir yıldızımı aldı. Yatak, banyo, tuvalet temiz. Beklediğimden daha iyi.

Yerleştik. Banyodan sonra kendimizi dışarı attık. Çok heyacanlıyız. Soluk alışımız değişti. Sevinçten kalıbımıza sığmıyoruz.

Oda ne! İşte bu olmadı…

Şimdilik hoşça kalın.

Ulvi ÖZGENEL

Şivekârgil

07.XII.2011

*Turizm  :  Dinlenmek, eğlenmek, görmek ve tanımak gibi amaçlarla yapılan geziler ve bir ülkeye veya bir bölgeye gezmen (turist) çekmek için alınan ekonomik, kültürel, teknik önlemlerin, yapılan çalışmaların tümüdür.

**Turist : Bir ülkeyi ya da bölgeyi gezmek, görmek, eğlenmek, spor yapmak, kültürel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere, ikamet ettiği yerden en az 24 saat ayrı kalan ve gittiği yerde maddi harcamalar yapan kişilere denir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.