T�rkiye

 

Sevgili Bahçeliler,

avlu kapımız yine açık.  Eşyaları kapının önüne indirelim, sonra taşırız. Mehmet, bir anda  avluyu geçmiş, içerideki kapının önüne götürüvermiş. Şaşırdım. ‘’Mehmet, sağol oğul’’. Mehmet gitti.

Evimiz bıraktığımız gibi. Çok iyi durumda değildi. Altı yıldır kapısı açılmamış, evimizin içi nicedir! Sürpriz. Anahtarlarımız Bedir’lerde. Sevgili komşularımızın yardımıyla kapılarımızı açtık. Benim güzel annem tertemiz, düzgün, tertipli bırakmış evimizi. Her bir şeylerin üstünü örtmüş. Gözlerimi yumdum, derinden gelen garip bir duyguyla. Anneme, babama ve geçmişlerime ‘’Allah rahmet eylesin’’… İçimden bir sevinç, acımsı bir coşku koptu.

Birden evlerin içine sığamaz oldum. Oraya, buraya ‘’seğirttim’’. Evimizin dört bir yanını ‘’fırlandım’’. Sonsuz bir tatla her şeyi içime sindirdim.

Komşularımız doluştular. Hatırlanmak, sevgiyle karşılanmak çok güzel. Gelinlerimiz; Bedir’in eşi, Bekir’in eşi, Hocamızın eşi çok iyiler. Eşime destek verdiler, hep birlikte toparlamaya başladılar. Evimizin oturulur hale gelmesi günler aldı.

Yapacaklarıma Cumartesi günü start vereceğim. Kendimce bir ekip kurdum. Ekibimi tanımak ister misiniz? Büşra, muhtarımızın kızı. Pırıl pırıl, zeki, üniversiteli bir kızımız. Türk Dili ve Edebiyatı okuyor.  Açık öğrenimde. Her sınavında Erzincan’a gitmek zorunda. Zor, çok zor. Gırnata, davul çalıyor. Hilâl, Bekirağagil’in Bekir’in kızı. Yüz yapısıyla Bekirağagil’in tüm özelliklerini taşıyor.İlköğretim öğrencisi. Bu iki güzel kızımız bana rehberlik edecekler.

Çocuklarımızdan başladık. Sürdürelim. Hüseyin var. Bekirağagil’in torunu. Hilâl’in ağabeyi.  Bu kadar mı, Hüseyin’in ‘Emü’ye benzemesi! Beden yapısı, yürüyüşü, davranışları tıpatıp aynı. Ömrü bol olsun. Hüseyin’de öğrenci, liseye gidiyor.  Bir de, Murat var. Büşra’nın kardeşi. İlköğretimde. Babasının çocukluğu. Cin gibi. Güzel davul çalıyor.

Çocuklarımız yalnızlar. Yaşıtım olsalar, arkadaşlık kurardım. Telefonla, telefon mesajlarıyla, maille bir dolu şeyi paylaşırdık. Örneğin, Hüseyin Beşiktaş hastası.

Mahallemizi gezmeye çıktım, biraz ortadan kayboldum. Kimi yerlerde telefon çekmiyor. Eşim beni aramış ulaşamamış. Murat’a sormuş. Aşağıdan, TaşBaşı’na doğru çıkıyorum. Murat peykede oturuyor, beni görünce yetişkin edasıyla, ‘’garun seni ari’’ demesin mi! Diğerleri uyardılar ama, benim çok hoşuma gitti. Hatırladıkça gülüyorum. Sen çok yaşa emi Murat.

Sevgili Bahçeliler,

aralarda gezerken, Ballıgil’in Zennure Ablaya rastladım, söyleştik. İyice ‘’gıddirik’’ olmuş. Hatırını sordum. Tanıdı. Oğulları son göçenlerden. Murat kalmış. Sessiz, kendine göre yaşıyor.  Ahmet Ankara’ya göçmüş, Lütfü ailesini İstanbul’a göndermiş. Belediyede işleri varmış, yakında gidecek. İnsanlarımız böyle böyle gidecekler. Biz hiçbir şey yapamamanın üzüntüsünü yaşayacağız. Oysa, küçük küçük kıpırdanışlar, Bahçe Mahallesi’ni yeniden canlandırabilir. Neler mi yapabiliriz? Biraraya gelelim, görüşelim. Birlikten kuvvet doğar. Akıl akıldan üstün değil mi?

Önce iletişim. Sonra, Mahallemizle ilgili beklentilerimiz. Yaz tatillerimizin bir bölümünü veya bütününü rahatça yaşayabileceğimiz güzel bir ortam. Bireysel olarak yapabileceklerimiz, ortak gücümüzü aktive etmek. Oradaki  insanlarımızın yapabilecekleri ve katkılarımız.

Eğin olanaklarını göz ardı etmemek gerekir. Çok rağbet gören tatil beldelerinde aradıklarınız, Eğin’de fazlasıyla var. İnanmıyorsanız gidin, görün. ‘’Halep oradaysa, arşın burada’’.

Eğin’im, illâ da deniz diyenlere de hitap ediyor. Yüzmek için ideal olmayabilir, ama baraj gölümüz var. Tekne turları yapılabilir. İlginç, dünya çapında, şaşırtan doğa harikaları gezilebilir. Balık tutulabilir. Biliyormuydunuz? Bahçe Deresiyle beslenen yüzme havuzumuz var, Çevlik’te. Suyu pırıl pırıl. Anında taze su giriyor. İlaçsız, bol oksijenli.

Araştırılacak, bakir bir arkeoloji orada bekliyor. Yürüyüş parkurları müthiş görseller sunuyor. Fotoğraf meraklıları için olağanüstü bir doğa. Övündüğümüz, çok güzel piknik alanlarımız. Sessiz bir ortam. Naturel, kirlenmemiş tertemiz. Dilediğinizi yapabilirsiniz. Keşfedilmeyi bekliyor.

Geçmişle gelecek burada buluşuyor. Demem o ki; yalnızca annelerin-babaların, ninelerin-dedelerin yeri değil. Gençlerin de aradıklarını bulabilecekleri çok güzel bir Bahçe Mahallesi, Eğin. Bizim varlığımızla yaşayacak, can bulacak.

Ne düşünüyorsunuz?

Yakında Bahçe Mahallesi’nde buluşmak umuduyla…

Ulvi Özgenel

Şivekârgi

12 Ocak 2012

FOTOĞRAFLAR

1.Fotoğraf   Ballıgil’in Zennure abla

2.Fotoğraf   Büşra – Murat kardeşler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.