T�rkiye

KEMALİYE (EĞİN) DE YÜZÜK OYUNU

Yüzük oyunu ülkemizin birçok yöresinde oynanmakla birlikte, ilçemizde kendine özgü özellikler taşır. Televizyon, radyo gibi araçların henüz yaygınlaşmadığı yıllarda, uzun kış gecelerinin vazgeçilemez eğlence araçlarından birisi olan yüzük oyunu, aynı zamanda yörede yaşayanların bir araya gelmeleri, sazlı sözlü hoşça vakit geçirmeleri açısından da önemliydi.

Resim: 1

Yüzük erkekler arasında oynanır. Bizim çocukluk yıllarımızda anlatılanlardan hatırladığımız kadarıyla en çok da Bahçe, Embiyabey, Köçan ve Ariki Mahallelerinde oynanırmış.

Yüzük oyunu oynanacaksa yaklaşık bir hafta önceden yeri ve zamanı ile kimler arasında oynanacağı kararlaştırılır. Bu arada o gece için yemekler ve tatlılar hazırlanır. Tatlı olarak genellikle kadayıf, baklava ve un helvası tercih edilir. Davul, klarnet ekibi temin edilir. Kuruyemişler hazırlanır. (Dut pestili, ceviz, oricik gibi) Günü geldiğinde belirlenen evin en büyük (selamlık) odasında toplanılır. Gruplar belli olur. Her gurubun üçer kişilik oyun ekibi olur. Diğer katılanlar taraftar durumundadırlar. Üç kişiden birisi yüzükçübaşıdır. Oyun oynanırken en son sözü o söyler. Taraftarlar oyun esnasında fikirlerini söylemekle birlikte zarflara el uzatamazlar.

Yüzük oyunu, pirinçten yapılmış koni biçiminde (Resim:1) 9 adet zarfla oynanır.

Kemaliye (Eğin) de oynanan yüzük oyununun en büyük özelliklerinden birisi, oyunda uygulanan cezaların ağır oluşudur. Burada bir çeşit dayanıklılık testi uygulanır. Katılan taraftarlar dâhil herkes, bu durumu bildiği için ve sonucunu kabul ettiği için oyun esnasında itiraz edemez. Mızıkçılık yapanlar bir daha yüzük oyununa alınmazlar.

Resim: 2

Zarflar (Resim: 2) de görüldüğü gibi bir tepsiye dizilir. Yüzük (Şövalye yüzük) bunlardan birinin altına saklanır. Oyuna başlama işi yazı –tura atılarak belirlenir. Kazanan taraf göstermeden yüzüğü saklar ve karşı grubun bunu bulmasını ister. Arayan grup istediği zarfı BOŞ diyerek kaldırabilir, bunda sayı sınırlaması yoktur. Ancak, boş diye kaldırdığı zarfın altından yüzük çıkarsa arayan taraf kaybetmiş olur. Saklama işi bir önceki grup tarafından yapılır. Yüzük aranırken arayan grubun üç defa DİMİYET diyerek  (Yüzük bunun altında anlamında) üç zarfı kaldırma hakkı vardır. Yüzüğü bulurlarsa saklama işi bu gruba geçmiş olur.

Yüzük oyununun her sayısının bir cezası vardır. Önemli olan o sayıyı kazanıp karşı tarafa ceza vermektir. Bu cezalardan bazıları şöyledir:

SOĞAN KAPMA: Odanın tavanından ince bir ip sarkıtılır. İpin ucuna iri bir kuru soğan bağlanır. Yenik taraftan elleri arkadan bağlı iki kişi yüzleri birbirine dönük olarak 2—3  metre ara ile otururlar. İpin ucunda sallanan soğanı ağızları ile yakalamaya çalışırlar.

KALAYCI: Bir kişi ayaklarını öne uzatarak oturur ve kollarını yana açar. İkinci bir kişi oturanın arkasından kollarını tutarak, öne-arkaya hareketle körük çekme taklidi yapar. Esas kalaycı olan, yenik taraftan bir kişinin ensesinden kavrar ve oturanın bacakları arasına yerleştirilen kabın içindeki küllü suya bir bez bandırarak cezalının kalaylıyormuş gibi yüzüne sürer.

ÇEYİZ TOPLAMA: Galip taraftan bir kişi ,yenik taraftan elleri önden bağlı bir kişiyi sırtına alarak oda içinde gezdirmeye başlar. Sırtlanan kişi, sırtlayanın kızını temsil eder. Sırtlayan, oturanlardan birinin önünde durarak’’Amcası, yeğenine düğününde ne takacaksın?’’ der. O da ‘’Benden bir bilezik’’ der. Sırtlayan, sırtındakinin kalçasına elindeki iğneyi batırarak ‘’Haydi bileziği de kazandın’’der. Sonra bir başkasının önünde durur ‘’dayısı sen ne vereceksin ?‘’ der. Ceza oyunu böyle devam eder.

MEKTUP OKUMA: Yenik taraftan bir kişi, el ve ayaklarından bağlanarak tavana çekilir. Galip taraftan bir kişi, tavandakinin kulağına ne söylerse o da bağırarak tekrarlamak zorundadır. Tekrarlamadığı veya yanlış tekrarladığı takdirde kalçasına iğne batırılır. Tabi bu sözler genelde cezalıyı aşağılayıcı sözlerdir. Örneğin: “Ben bir eşeğim, acıktım saman getirin de yiyeyim” veya “kapınızda köpek oldum, artık beni kovmayın” gibi.

Sayı aralarında böyle cezalar olduğu gibi, davul-klarnet eşliğinde türkü söylenir, halay çekilir ve koloyunları oynanır. Ayrıca hazırlanan yemekler, kuruyemişler ve meyveler de yenir. Yüzük oyununda her sayının bir manisi vardır. Oyuna ilk başlarken hep beraber söylenir.

Yüzüğü saklayan (A) grubu dur.
Gelin birden başlayalım
Ayva turunç taşlayalım
Biz yüzüksüz nişliyelim
Yalelli, yalelli yalelli ağam çelebi.

(B) grubu yüzüğü ararken zorlanmaktadır.

(A) grubu
Parmağıyla işkil tutar
İşkil değil müşkül tutar
Sabahtan Çeraza kaçar
Yalelli………

(B) gurubu yüzüğü bulursa
Yüzüğü buldu eşimiz
Hayıra döndü işimiz
Yaşa yüzükçü başımız
Yalelli……..

(B) grubu yüzüğü bulamaz ise:

(A) grubu
Sedirin köşe minderi
Altını üste dönderi
Yüzükçülerin mındarı
Yalelli………

Yüzük oyununda onbirinci oyunu alan, karşı guruptan bir kişinin alnına damga basar. Zarfın tabanı mum alevinde islendirilir ve rakip takımdan birinin alnına basılır. Bu damga silinmez. Çünkü damga yiyen grup 16. Sayıyı alırsa ,damga vuran kişi vurduğu damgayı yalayarak çıkarır. Buna damga sildirme denir. Eğer 16. Sayıyı damga vuran grup alırsa, damga silinmez ve yüzük oyunu bitinceye kadar kalır.

Resim: 3

Yüzük oyunu 19. Sayıya kadar şarkı, türkü, yeme, içme ve ceza gibi etkinliklerle geçer. Ama en önemli sayı DESTEGÜL denilen 20. Sayıdır. Zarflar tepsiye daire şeklinde dizilir.(Resim: 3) 19.Sayıyı alan grup, yüzüğü saklar ve diğer gurubun önüne getirir. Bu sayı yüzük oyununun kilit noktasıdır. Çünkü bu sayıya kadar olan sayıları kim kazanırsa kazansın önemli değildir. DESTEGÜLDE yüzüğü bulan oyunun galibidir.

Bundan sonraki cezalarda söz sahibi destegülü bulan gruptur. Yenilen taraf verilecek cezalara katlanmak zorundadır. Bu cezalardan bazıları; yıkılan bir bahçe duvarının ördürülmesi, damların karının kürenmesi, yoksul ve kimsesizlerin soba odunlarının kırılması gibi. En ağır cezalardan birisi de ,yenilen taraftan bir kişinin oyunun hemen bitiminde bir yakınına satılmasıdır. Amaç toplu halde gidilen evde yiyip içmek ve eğlenceye devam edilmesidir. Rahmetli babam Bekir Karakullukcu’nun dahil olduğu grup bir yüzük oyununda yenilir. Babamı Apçağa köyünde kayınpederi Yusuf Aydınlık’a satmaya karar verirler. Kara kışta, kar dizleri geçmektedir. Vakit gece yarısını geçmiştir. Kural gereği babamı sırtlarlar, omuzlarına da Rahmetli Salim Ağanın katırcı çanlarını asarlar. Gecenin sessizliğinde çan sesleri arasında Apçağa mezarlığına kadar giderler. Çanları burada bırakırlar.Oyundan habersiz, bu çan seslerini duyan komşu mahalle insanları ‘’deccal mı çıktı, nedir?’’ diye korkudan bağırırlar. Dedemin kapısı çalınır. Açıldığında durum anlatılır. Dedem gelenleri buyur eder yenilir, içilir eğlenilir ve dönülür.

Büyüklerimizden dinlediğim, yüzük oyunu ile ilgili bir olayı da burada anlatmak isterim. 1930 lu yıllarda Ariki, Köçan, Embiyabey ve Bahçe Mahalleri yüzük oynamaya karar verirler. Ariki, Köçan bir grupta Bahçe, Embiyabey diğer gurupta yer alırlar. Oyun oynanır, biter Bahçe-Embiyabey grubu yenilir. Mevsim kıştır, ayazın yanında yerde bir metreye yakın kar vardır. Yenen taraf, Ariki Mahallesinde inşası yarım kalan bir ev için önceden hazırlanan ancak çeşitli nedenlerle getirilemeyen ariki deresindeki döşemelik kavakların, derhal taşınmasını ister. Cezaya itiraz hakkı bulunmadığından zor şartlar altında da olsa görev yerine getirilir. Ancak bu ceza yenilen tarafa çok ağır gelmiştir. Ev o yaz yapılır ve biter. Kış gelir. Yenilen gurup yenen tarafa yüzük oynama teklifinde bulunur. Teklif kabul edilir ve oynanır. Bu defa Bahçe – Embiyabey grubu galip gelir. Bir yıl önceki yenilginin ve çekilen eziyetlerin acısını çıkarmak amacıyla yenilen taraftan,  İnşası biten ev için bir yıl önce taşınan döşemelerden en kalını olan ve ‘’OK’’ tabir edileninin çıkarılarak alındığı yere taşınması istenir. Bu ceza yerine getirilmesi imkânsız gibi bir şeydir. Çünkü bu ok binada taşıyıcı durumundadır. Ancak yenen taraf isteğinde kararlıdır. Hatta “iyi bir usta çağırın evi emanete alsın, sizde oku çıkarın bizim aldığımız yere götürün” derler ve iki gün süre verirler. Ertesi gün durum ilçede duyulur. Haklı bulanlar olur, karşı çıkanlar olur. Ama yüzük oyununun kuralı da çalışır. Nihayet devreye, ilçenin ileri gelenleri ve hatırı sayılır büyükleri girer. Ev sahibi çok yalvarır. Sonuçta yenilen taraf bir öküzü kesip kavurma yaparak yoksullara dağıtmayı kabul eder ve böylece iş sonunda tatlıya bağlanmış olur.

Kemaliye’de hatırladığım en son yüzük oyunu 1958 veya 1959 yılında Aktar Cemalgilin Halı Şirketinin alt kısmındaki evlerinde oynanmıştı. Tabi bizler o zaman daha çocuk sayılırdık. Ancak uzaktan seyredebiliyorduk. İstanbul da Mahallemiz derneğinin düzenlediği yüzük oyununun ilki 1972 yılında yapılmış. İkincisi ise 2006 yılında o zaman dernek başkanı olan kardeşim merhum Rıfat Karakullukcu ve yönetim kurulunun çabaları ve Nurettin Odabaşı’nın katkıları ile  Şekerpınar da gündüz piknik yapılmış, akşam da yüzük oynanmıştı.

Yüzük oynanırken yöresel türkü ve oyunları dışında maniler de söylenir demiştik. Bunların bazılarını aşağıya alalım.

Yüzüğüm iki
Şu zarfta belki yüzüğüm kurnazdır
Tilkidir, tilki.
Yalelli……..

Pencereden bakışırlar
Ayva, turunç atışırlar
Onlar şimdi tutuşurlar
Yalelli…..

Berberlerde vardır leğen
Rezil olsun sana değen
Yüzükcübaşı zarfın beğen
Yalelli……

Bu burunda burun mudur?
Delikleri fırın mıdır?
Cart curt eden gerin midir?
Yalelli…….

Görünüyor Munzur dağı
Kar bürümüş solu sağı
İçirirler sana ağı
Yalelli……..

Bir gemi aldım Mısırdan
Yükünü tuttum hasırdan
Bu yüzük seni o…tan
Yalelli…….

Çarşıdan aldım bir kutu
İçi dolu sıçanotu
Yenildin mi itin b..u
Yalelli………..

Tepside gezer elleri
Hiç durmaz pabuç dilleri
Allahın densiz kulları
Yalelli……..

Başına giyinmiş kavuk
Kulakları almış soğuk
……… gilin bitli tavuk
Yalelli………..

BU gelen destegüldür
Gelişi güldür güldür
Ya bulursun yüzüğü
Yoksa halin müşküldür.
Yalelli…….

23.06.2011
Derleyen: Remzi KARAKULLUKCU
Emekli Öğretmen

5 Yorum var.

  • sude diyor ki:

    okulda eskilerden bir oyun seçin demişlerdi seçtim düşündüm ve yüzük oyununu buldum arkadaşlarımla armızda anlaştık ama bu oyun erkek oyunu ve 3 guruptan oluşuyomuş bız 4 kişiyiz ve hepimiz kııııııııııııııııııızzzzzzzzzııııııııııııız bır de yüzükçübaşi var onun ne olduğunu anlamadım

    • Nihat ÖZGENEL diyor ki:

      Sevgili Sude;

      Bu yüzük oyunu Kış gecelerinde yetişkin erkeklerin oynadığı bir oyundur. Yüzükçü başı hakem görevi görür. Daha geniş bilgi için bu oyunu bilen Remzi Karakullukçu nun telefonunu size yazıyorum.Her türlü detay bilgiyi alabilirsiniz. Telefonu: 05323453096 Kendileri Öğretmen emeklisidir.
      Bilgilerinize rica ederim.

      Nihat ÖZGENEL
      Bahçeder 2. başkanı ve site yönetmeni.

  • salih diyor ki:

    ben internete yüzük oyunu hakkında kısa bilgi yazmıştım ama bu sitede çok uzun

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir