T�rkiye

Bahçe Mahallesi Eğin’ in güneybatısına düşen en uzak mahallesidir. Merkeze uzaklığı yaklaşık 5 km ‘dir.

Mimari Yapı
Bahçe Mahallesi’nin mimarisi Eğin mimarisiyle aynıdır. Genelde evler üç katlıdır. Zemin kat hayvanlar için ayrılmıştır. Küçük ve büyükbaş hayvanlar beslenerek ev ihtiyaçlarının karşılanması sağlanmaktadır. Bu mekanda hayvanların kışlık yem odaları da bulunmaktadır. Hayvanların ve kış aylarında ahırda muhafaza edilen gübrelerin yaydığı ısıdan da böylece üst katların istifade edebilme olanağı vardır.

Bu bölümden birinci kata ahşap bir merdivenle çıkılır. Birinci katta divanhane (sohbet odası), kışlık odalar, selamlık (büyük oda), kiler, mutfak ve tuvalet bulunmaktadır.

Birinci kattan yazlık kata ahşap merdivenle çıkılır. Burada da yazlık oda, mutfak, kiler ve dam denilen kısım vardır. Damın etrafı çevrilidir. Çocukların düşmesinin engellenmesi sağlanmıştır. Yaz aylarında bu damda yatılmaktadır. Bu kattan ahşaptan yapılan seyyar merdivenle yazlık katın damına çıkılır. İhtiyaç olmadığı zamanlar bu merdiven kaldırılır. Çocukların çıkması ve düşmesinin engellenmesi böylece sağlanmış olur.

Bu dam genelde pekmez ve pestil yapılırken kullanılır. Damların tabanı rıhtım taşlarıyla örülüdür. Kış aylarında akmasını engellemek için loğ denilen yuvarlak ve ağır taş gezdirilir. Kod farkı olan evlerde arka kısma yazlık kattan mutlaka kapı açılmıştır. Burada yazlık ocaklar kuruludur ve yemekler burada pişer. Pekmez ve pestil kazanları buraya kurulur. Pestil ve pekmez pişirme mahallede bir şenlik havası yaratır ve herkes birbirine yardıma koşar. Pestillerin bezden ayırılma işi de yine komşuların yardımlaşması ile gerçekleşir.

Ekonomi
Bahçe mahallesi’nde dut bağları önemli bir yer tutar. Zamanında ipek böcekçiliği yapılmıştır. Dut hasat edilir. Pekmez, pestil ve oricik yapılır. Besin değerleri ve ekonomik değeri yüksektir.Dut genelde ev ihtiyacı kadarı ayrıldıktan sonra geri kalanı bugday ve arpa ile trmpa (değişim) yapılırdı veya satılırdı.

Her evin ihtiyacı kadar küçükbaş hayvan keçi ve koyun beslenir, büyükbaş hayvanlardan da sığır beslenirdi. Mahalle şehir merkezine uzak olduğundan, hemen hemen her evde merkep (eşek) bulunurdu. Mahalleden iki tür çoban bulunurdu. Keçi ve koyunları güden çoban, merkep ve sığırları güden çoban. Çobanlar sabah erkenden makkuf denilen yerde toplanır, sürüleri duzluk denilen yoldan yayılmaya götürürlerdi.

Mahallenin batısındaki yamaçlarda daha önceden bademlikler ve üzüm bağları varmış ama günümüze kadar ulaşamamıştır. Tahıl tarlaları yoktur.

Kış aylarında halı ve gazenne denilen dokumacılık Bahçe Mahallesi’nin geçim kaynağı olmuştur. Özellikle gelinler ve genç kızlar komşularıyla yarış edercesine dokurlarmış. Tabii kök boyadan yapağılar ip şekline getirilip ve boyanırmış. Bu boyalarla dokunmuş Eğin Halıları çok kıymetli ve metrekare birim fiatıyla satılır. Kuyu denilen tezgahlarda dokunan bezlerden hamam havlusu, peştemallar ve içlik denilen iç çamaşırı yapılırdı. Gazenne denilen bu bezler şile bezine benzemektedir.

Mahallenin en son halı ve kuyu dokuması yaptıran ustası Bekirağagil ’in Osman ÖZGENEL ‘dir. 30 halı tezgahı ile hem dokuma ve hem de tezgahlara yapılan çezgi işi ile dokuma işi yapan herkese hizmet vermiştir.

Her bağda mutlaka sebze ekilecek bir yer bulunurdu ve yazlık sebzeler buradan elde edilirdi. Kurutulabilecekler kurutulur, kışlık yiyecekler hazırlanırdı. Kışın en meşhur çerezi ve yiyeceği dut, pestil, oricik, lök, dut unu, elma, armut, kayısı kurusu olarak sayılabilir.

Mahalleli kışlık ekmeğini dutla değiştirdiği buğdayı değirmende işlemiş mahalle fırınında ekmeğe dönüştürmüştür. Kıçcan denilen tavandan sarkma demirlere kurutarak asmış, ıslatarak kışın sofrasına sunmuştur.

Mahalleden şehir merkezinde çalışan demirci, ayakkabıcı, tenekeci, manifaturacı, terzi gibi esnaflar da bulunmaktadır.

Ambarbaşı denilen mevkide günümüze ulaşmayan iki değirmen ve bir dibekhane varmış.

Coğrafi Yapı
Bahçe Mahallesi egimli bir arazi üzerindedir. Altından bahçe deresi geçer. Mahalle içinde de ilkbahar yağmur sularının etkisiyle kısa bir süre akan Minikabagil ve Hüsobalgil ’in evlerinin yanındaki dereler bulunmaktadır. Bademliklerin ve üzüm bağlarının altından geçen sulama kanalıyla bahçeler sulanmaktadır. Mahallelilerin ileri gelenlerince her sene çılban denilen suyu sırayla dağıtan bir görevli seçilirdi. Halen bu müessese devam etmektedir.

Bahçe Mahallesine Ulaşım
Bahçe mahallesine Eğin in merkezinden ulaşım saglanmıştır. Dörtyolagzı, Hastane Altı ve Eski Kale altından devam eden yol Dapur üzerinden geçer. Köçan ve Embiyabey mahallererinden devam ederek Bahçe Mahallesine ulaşır. Bu yol devam ederek Sırakonak (Peğir) köyüne gider. Mahalle bu yol üzerine adeta tutunmuştur. Evler yol üzerine kuruludur.

Yeni açılan Arapkir yolundan Tütünkayası mevkiinden Dapurbaşına bir baglantı yolu verilmiştir. Araçlar genelde bu yolu kullanmaktadırlar.

Apçağa köyünden de yürüme yolu mahalleye ulaşmaktadır.

Eğitim
Osmanlı döneminde taşbaşında bir salon rahleleri dizili (sınıf), birde öğretmen odası (hoca odası) bulunan bir mektep varmış. Günümüze ulaşamamıştır. Yeri taşbaşındaki iki dut ağacının oldugu yerdir.

1894-1895 yılında Mamuratü’l Aziz Salnamesinde 50 ögrencisi olduğu yazılıdır.

Cumhuriyet döneminde 1929 yılında Embiyabey Mahallesinde İki derslikli okul yapılmış ve Bahçe İlkokulu olarak günümüze kadar hizmet vermiştir. Bu okul adıgeçen mahallelere Koçan Mahallesine, Ariki Mahallelerine de hizmet vermiştir. 1955-1960 yıllarında her iki sınflarda 100 örenciye yakın öğrenciyle eğitim yapıldığı bilinmektedir.

Ortaokul için şehir merkezine gidilmektedir.

Tarım
Bahçe mahallesinde tahıl tarımı yoktur. Sadece Bozikgilin yamaçtaki tarlada bugday tarımı yapılmıştır. Dut bahçeleri tarımın hemen-hemen tamamını teşkil etmektedir. Sebze yetiştiriciliği hane halkının ihtiyaçları düzeyinde kalmıştır. Bağlarda her türlü meyve agacına rastlansada hane ihtiyaçları düzeyinde olup ekonomik bir katkı sağlayamamıştır. Kiraz, kayısı, erik, üzüm, elma, armut, incir, ceviz, vişne, kızılcık sayabiliriz.

Hayvancılık
Küçükbaş hayvanlardan koyun ve keçi, büyükbaş hayvanlardan sığır hane ihtiyaçları çerçevesinde yetiştirilmiştir. Kümes hayvanlarından tavuk ve horoz da sayabiliriz.

Bunun yanında ulaşım için merkep (eşek) hemen hemen her evde bulunmaktadır.

Hayvan sürüleri yazın yayladan eve gelmezmiş.Körçeşme mevkiine gelerek günlük süt sağımı
Mahalle halkınca nöbetleşe gerçekleştirilirmiş. Körçeşmeden mahalle içine künk borularla süt akıtılarak nakil edilirmiş. Emin gilin bağın ordan da sütler alınırmış. Zamanına göre bu harika bir buluştur.

Katırcılık
Eğin kapalı bir ekonomiye sahi olmasına rağmen kumaş ve halı dokumacılıgı ile ipekli dokumacılıgında 18 ve 19. yüzyıllarda güzel bir dönem yaşamıştır. Tarım alanı ve gelir olmayışı birde Osmanlı sarayının Et Kethüdalığı Eğin ‘e verildiğinden İstanbul ve daha sonra Cumhuriyet döneminde Ankara olmak üzere devamlı göç vermiştir. Zamanın ulaşımı katırcılıkla sağlanmıştır. Salim Ağa mahallenin ve Eğinin en büyük kervanını, kardeşi Mustafa ve Çitil Emü (Mehmet Ali) yıllarca yönetmişlerdir. Şam, Halep, Musul, Eleziz, Malatya İstanbul mallarının nakli için Giresun ’a gemi taşımacılığına kadar seferler yaparak taşımacılık işini gerçekleştirmişlerdir. Demiryollarının ve Karayollarının yapılmasıyla Katırcılık mesleği de misyonunu tamamlamıştır.

Bahçe Mahalesi ‘nin Yetiştirdiği İleri Gelen İnsanlar
Osmanlının son dönemleri ve Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında hatırlayabildiğimiz ileri gelenler;
1-Mehmet Eti (Malatya mebusu ve Kemaliye Belediye Reisi)
2-Ömer Lütfi bey (Guraba Hastanesi Başhekimi Doktor)
3-Hilmi Bey (Osmanlı Subayı ve Cumhuriyet dönemi subayı Çanakkale savaşları na katılmış ve madalya almaya hak kazanmıştır.
4-Cemil Efendi ( posta memuru)
5-Mülazım Efendi (Mülazım – subay)
6-Bekir Eti (Posta müdürü)
7-Komser Efendi Avni Bozkurt (komiser)
8-Bekir Karakullukcu (Malmüdürlüğü Memuru)
9-Kazım Efendi (Tapu Müdürü)
10-Ahmet Çizenel (Sanat Tarihi Öğretmeni-Ressam)
11-Salim Ağa (Çok ünlü katırcı zamanının kervanı Samsun’ dan Şama, Musula Kadar kervanlarla insan taşımacılığı ve ticari mal taşımacılığı yapmıştır)
12-Nuri Eti (Kemaliye Malmüdürlüğü Tahsildarı)
13-Osman Çelikmen (Diyarbakır Sümerbank memuru)
14-Mustafa Çelimken (imam)
15-İbrahim Ethem Karakullukcu (Kaymakam subay-Bakırköy Kaymakamı)
16-Adil Karakullukcu (Subay)
17-Ali Karakullukcu (İstanbul Sümerbank Deri Fabrikasında Usta)

Bu dönemlerde Bahçe Mahallesinde okuma oranı yüzde yüze yakındır. Yukarıdaki veriler 1960 yılına kadar olan verilerdir. Günümüzde gençlerin çogu üniversite mezunu olup çeşitli meslek dallarında görev yapmaktadırlar.

Meslek Erbapları
Ayakkabıcılık ; 1940 lı yıllarda Kuruçay ile Kemaliyenin ekonomik bir baglantısı vardır. Ömer Paşa gil den Hoca Mehmet Ali efendi ve Bekirağa gilin Hüseyin Emü’nün ve oglu Osman’ın burada ayakkabıcılık yaptıklarını görüyoruz. 1950 li yıllarda Hüseyin Emü Kemaliye Cumhuriyet Meydanında Cumhuriyet Oteli yanında Ayakkabıcı dükkanı açtıgını görüyoruz. O dönem Dağa ot yolmaya gidenler ve çaşır yolmaya (çaşır:hayvan yemi olarak kullanılan acı bir bitkidir) gidenler Boççikli ayakkabı yaptırırlardı.Bu ayakkabının tabanı bazen Kamyon lastiğinden yapılırdı ki asla tabandan yırtılmazdı. İsteğe göre pullu ayakkabı özellikle kızlar ve gelinler için yapılırdı.

Çeyizlik ayakkabılar Pullu ve simli olurdu. İskarpın ayakkabılar erkeklerin özenle yaptırdığı ayakkabılar olup kösele ve derileri Kemaliye’de Dabağhane de işlenirdi.

Kellekçilik ; Bahçe Mahallesinde Kehye Gil ‘in Mehmet Cevik kelekçilik yapardı.Bağıştaş tarafından kelekle insan ve ticari mal taşırlardı. (Kelek; Tulum çıkarılmış hayvanların boyunve bacak kısımları kapatılarak şişirilir 8-10 tanesi bir araya getirilerek ağaçlarla baglanır ve su üstünde yüzdürülen bir taşıma aracı haline getirilir.)

Terzilik ; Mahallede yetişen en ünlü terzi Mahmut Eti dir.

Tenekeci ; Mahmut Eren Kemaliyede kısa süre çalışmış mesleğine İstanbul’da devam etmiştir. Kadir Tabak Bahçe Camii yanında küçük bir dükkanda tenekecilik yapardı.

Demirci ; Ahmet Eren; Soguk demir işinin en önde gelen ustalarındandı .İliç de mesleğini icra etmiştir.

Kasaplık ; Kemaliye’nin genelinde olduğu gibi Bahçe Mahallesi de göç vermiştir. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Ülkenin birçok yerinde kasaplık mesleği gözde meslek olmuştur. Her yetişen genç bir yakınının yanına gitmiş ve çekirdekten Kasaplık mesleğine girmiştir. Askerlik dönüşü kendi işini kurmuştur. Gurbetçilik Mahallede de gözlenmektedir.

Değirmencilik ; Ambarbaşındaki değirmenleri çalıştıran, daha sonra kavaklığın ordaki değirmeni ve dibeği çalıştıran Duran Özgenel ve oglu Ali Özgenel değirmencilikte usta idiler.

Kök Boyacılık ; Köklerden elde edilen boyalarla halı ipleri ve gazenne ipleri boyacılığını Bahçe Mahallesinde Osman Özgenel’in yaptığı bilinmektedir. Hem kendi tezgahlarında hemde diğer mahalle halkının tezgahlarında kullanılırdı.Köklerden elde edilen boyalar özel boyalar olup kullanıldıkca parlayan bir özelliğe sahiptir.

Kültür
Her mahallede oldugu gibi Bahçe Mahallesinde de akşamları sıra odaları yapılırdı. Selamlık denilen büyük odalarda mahalleli erkekler toplanır çeşitli ikramlar yapılır ve sohbetler edilirdi. Gençler bazen ayrı toplanarak akşamları Yüzük Oyunu oynarlardı. Bu yöreye mahsus bir oyun olup iki ekiple oynanırdı.Yenilen ekibe cezalar verilir bazen cezaların ağırlığını büyükler araya girerek yumuşatırlardı. Ceza kanun hükmü kadar ağır bir özellik taşımaktaydı. Bazen gençlere gazeteler ve kitaplar okutularak büyükler konu üzerinde yorum yaparlardı. Günlük konuların konuşulması mahalle halkının birlik ve dayanışmasının artmasını saglayan özellikler taşıması bakımından önemlidir. Mahallenin ortak dertleri bu oda sıralarında konuşulur karara baglanır ve imece usulü ile çözümlenirdi. Çılban ve çoban tutulması en önemli yıllık kararlardan sayabiliriz. (Çılban; Sulama suyunu sırayla bağ ve bahçelere dağıtan kişidir.)

01.04.2009
Hazırlayan: M.Nihat ÖZGENEL
Emekli Kültür ve Halkla İlişkiler
Müdürü.KEFTUD Gnl.Sekreteri.

Kaynaklar
a- XIX . Yüzyılda Eğin – Doç. Dr. Ahmet Aksın  – Kemaliye (Eğin) Kültür – Turizm ve Folklor Derneği yayını – No:1
b- Dutağacı Gazetesi sayı: 83 – Sinem Parlakkaya (İç Mim.)  – Hasan Tahsin Eti röportajı
c- Ümmügül Özgenel – Hacı Mehmet Özgenel – Naile Özgenel – Turhan Eti – Remzi Karakullukcu