T�rkiye

1972 Yılında Bahçe Mahallesi Kalkındırma ve Güzelleştirme derneği Laleli de Düğün salonunda bir Gece yapmıştır.

Bu gecenin Sunumunu Ulvi ÖZGENEL yaparken, Mahallemizden Öğretmen Remzi KARAKULLUKÇU’nun kendisine

göndermiş olduğu bir şiiri de Ön Sunuş olarak okumuştur.

İşte o günkü daktilo edilmiş bu belge elimize geçti. Bize göre çok değerli ve sizlerle  aynen paylaşıyoruz. BAHÇEDER

———————

ÖNDEYİŞ

 

Soylu geçmişimiz ve yüce Atalarımızla övündüğümüz,Kemaliye’ mizin Bahçe Mahallesinden, son bir umutla, bir yakarma, bir inleme geliyor, yüreğimize ağı sürerek. Fırat’ın derinliklerinde kimsesizlikten, unutulmuşluktan boğulan Bahçe mahallesi’nin sesi beyinlerimizde yankılanıyor. Balabanğaya’ da , Çaltagaya’ da ,Molla Mustafa’ da,bize utanç vede çıldırtma yaratarak haykırıyor.

Anadolu’nun kutlu toprklarının, Bahçe mahallesi’ nin öğretmeni, kardeşimiz oğlumuz, arkadaşımız Remzi KARAKULLUKÇU ‘nun söyleyişine kulak verin, daha da derinden, sonsuz acıyla duyun yüreğinizde unutlulmuş Bahçe Mahallesi’ nin inlemesini….U.Ö.

GURBETTEKİ BAHÇE MAHALLESİ KOMŞULARINA ÇAĞRI

Terkedip gittiniz siz bu beldeyi,

Kardeşi, bacıyı, öz valideyi,

Kimler durduracak bu badireyi,

Gel sılayı ziyaret et hemşerim,

 

Gel ki çokmar suyu daha hoş aksın,

Uyuyan Mahallen belki uyansın

Tanrı hepimizin yüzüne baksın

Bu sene de bekliyoruz hemşerim.

 

Yemin ettin hiç sılaya gelmezssin

Eşi dostu akrabayı görmezssin

Bir komşuyu görsen selam vermezssin

Zaman döner, bir sıla et hemşehrim.

 

Saray gibi evlerimiz yıkıldı,

Sizin olta gurbete mi takıldı?

Bu yaz da boşuna yola bakıldı

Gel sende gör halimizi hemşehrim.

 

Mahalle yıkılmış kökünden gider

Bu Dünya böyledir duramdan döner

Birgün gelir BAHÇE tamamen söner

Söndürme ocagı gel de hemşehrim.

 

Kayıp etme evinizin yerini

Taşbaşında otur kurut terini

Kardeşi bacısı oğlu gelini

Siz de gelin, sizde görün hemşehrim.

 

Ağaçlar kurudu yollar yıkıldı

Sanki Mahallemiz ele mi satıldı

Ölesi gurbete kazık çakıldı

Biraz şenlet gel sılayı hemşehrim.

 

Bir ev burada, bir ev karşıda kaldı

Gurbete gidenler oralı oldu

Hani her yaz gelecektiniz ne oldu?

Böylemiydi sözleriniz hemşehrim.

 

Bahar sandım,yaz geçti de kış mı oldu

Sıla size hayal mi oldu,düş mü oldu,

Gelip görmek bu kadar da güç mü oldu

Biz de gitsek iyi mi olur hemşehrim.

 

Acep bu halimiz neye varacak

Zaman incelmiştir nerede kopacak

Bulunur mu bu yarayı saraca

Gelen gider, giden dönmez hemşehrim.

 

Toybelen Köyünde ışıklar yanar

Bizim viraneye Baykuşlar konar

Mahallenin kalbi derinden kanar

Tez sar bu yarayı gel de hemşehrim.

 

Elbet vardır buna çare arayan

Kutsal eldir böyle yarayı saran

Hepimizden,hepinize saygıyle selam

Gözümüz yoldadır, bilin hemşehrim.

 

GURBET

Taşbaşının rüzgarı da püfürder.

Eser garip garip gurbetteen yana.

Hacı Baba Eğin’in yolunu gözler

Çeker bir ah…  o da gurbetten yana.

 

Cami çeşmesinin suyu akmıyor,

Kazım Dede hiç evinden çıkmıyor,

Menekşe, Sümbüller, lale kokmuyor

Koksada dertlidir gurbetten yana.

 

Tüten birkaç evin bacası kaldı,

Ali babur, Salim Ağa nerede kaldı?

Esti bir sam yeli adları kaldı,

Onlarda gittiler gurbetten yana.

 

Gurbet dedik yıktık baba ocağını

Unutturdu bize ana kucagını

Minarede çınloar sesi hocanın

Gider dalga dalga gurbetten yana

 

Geçim dedik gittik zalim gurbete,

İşi ayarladık daldık sohbete,

Donüş yok mu sıla gibi Cennet’e,

Varalım bir kez de sıladan yana.

 

Yazan  : Remzi KARAKULLUKÇU

Tarih    : 18.Mayıs.1971

 

 

 

 

1 Yorum var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.